Beni az-çok tanıyan çoğu kişi ciddi anlamda bir Opera fanatiği olduğumu bilir. Bunun sebeplerini daha önce onlarca kez forumlarda defalarca saydım, tartıştım, savundum.
Ancak şu an itibariyle Opera fanatikliğim sona ermiş durumda. Bize de Firefox yolları göründü denebilir.
Opera bildiğiniz (ya da bilmediğiniz) gibi eskiden paralı bir yazılımdı. Hatta dostum/ustam Ziya Mete Demircan bana ilk tavsiye ettiğinde pek de oralı olmamıştım. ( O zaman 3.5 sürümü vardı sanırım ). Ancak biraz kullandıktan sonra kalitesiyle ciddi beğenimi kazandı ve o günden sonra zaruret harici ne Internet Explorer ne de Mozilla kullandım.
Tabii bir yazılım sizi fanatiklik derecesinde kendine bağlıyorsa bunun mutlaka mantiki sebepleri vardır. Bunlara kısaca değinmem gerekiyor :
1. Opera tabbed browsing olayının mucidi ya da başka bir değişle tam manası ile kullanabilen ilk browserdı. Aynı zamanda workspace olanağı vardı. Bu sabah akşam fellik fellik interneti dolaşan bir kişi için bulunmaz bir özellikti. Aynı anda 45 tab açmak hatta okunacak tutorları tek tek pencerelere atıp sırayla okumak. ( İşin abartılıp 4-5 Opera Window’unda 30′ar tabın aylarca açık durduğu da oluyordu tabi )
2. Opera gerçekten hızlı bir browserdı. İlk kullandığım zamanlar 33.6k dial up bir bağlantım vardı ki o zaman ADSL gelmemiş Kablonet ise çok kısıtlı bölgede vardı. Opera’nın muazzam cacheleme özellikleri sayesinde Opera’yı bir proxy server olarak kullanıyorduk. (400MB~1GB arası disk cache). Program diske neleri cache yapcağını neleri sileceğini çok iyi biliyordu. Tabii Opera’nın hızı sadece disk cache’den değil stabil bir şekilde yönettiği bellekten de geliyordu.
3. Opera stabildi. Opera’nın hata verip kapandığı olmazdı. Birkaç windowda açık yüzlerce tab aylarca açık kalabiliyordu. Tablar arası geçerken bile asla hafifte olsa bir sekme yaratmıyordu.
4. Opera HTML sayfalarını yorumlamak konusunda inanılmazdı. Bir şekilde o sayfayı zorla da olsa gösterebiliyordu. Her ne kadar çoğu şeyi desteklemese de varolanı birşeye benzetebiliyordu. Text olarak gezinti olanağı vardı. Kendi CSS dosyanızla gezebiliyordunuz.
5. Vs..vs..vs…
Ancak gel zaman git zaman Opera sürüm üzerine sürüm atladı, adware oldu, derken freeware oldu. Sonra olanlar oldu. Elbette bir browserdan para kazanmak büyük bir hayal, hele ki IE bedava gelip Mozilla da bedavayken. Ancak zamanlama yanlıştı. Opera’nın sempatik görünmesi için bu atılımları daha önce yapması ve gerekiyorsa kodu açması gerekiyordu. İşte derken Firefox geldi, kendine geniş kitle oluşturdu, Opera’da olduğu yerde saydı durdu.
Şu an program da yukarıda saydığım ve beni en çok çeken hiçbir özellik kalmamış durumda. Haydi tablı gezinti ya da workspace herkesin yaptığı şey artık diyelim de sürüm atladıkça kararlı olması gereken bir program sürüm atladıkça kararlılığını yitirdi. Artık Opera yoğun yüklenmelere dayanamıyor. Rami şişirmekte üzerine yok. Disk erişiminde problem var, öyle ki çok tab açıkken ve/veya günlerce sörf yaptıktan sonra kapanması beş dakika sürebiliyor. Tablar arası geçişlerde takılmalar oluyor. DNS’i nasıl algılıyorsa sorun yaratıyor. Bir siteden yapılan POST işlemini alakasız bir sunucuya POST etmeye çalıştığına bile şahit oluyorum!
Ve tabii yenilik namına hiçbirşey yok. En son iki sene önce Widget çıkardılar onu da kullanan varsa artık.
Herhalde Opera için en kötü şey fanatiklerini kaybetmesi olacaktır. Aynen Perl’ün gün ve gün fanatiklerini kaybetmesi gibi. ( Baya direnmiştim Perl hususunda, gerçi Opera konusunda da baya direnmiş sayılırım ) Zaten bir damla olan kitle düşüyorsa ve fanatikler de kaçışmaya başlamışsa Opera bizim için “Eskiden bir Opera vardı hatırlar mısın? Şöyleydi böyleydi…” türü muhabbetlerin konusu oluyor demektir.
Tags:
opera,
yazılım